Nesnelerin interneti (IoT), üretim yönetim sistemi (MES), yapay zeka, dijital ikizler, büyük veri ve kullanıcı arayüzü uygulamalarını kullanarak uçtan uca çözümler sunan ve modüler uygulamalar içeren akıllı bir dijital platformdur.
Bilkent Cyberpark, Üniversiteler Mah. 1606.Cad. H Blok 1.Kat No:13-14, 06800 Çankaya / Ankara
TEKNOPAR Merkez Yerleşkesi Uzay ve Havacılık İhtisas O.S.B, G3 Caddesi No:9 06980 Kahramankazan / Ankara
tia@teknopar.com.tr
+90 312 395 99 07
+90 549 548 38 47
TAKT Time, müşteri talebini karşılamak üzere üretim hattında belirlenmesi gereken üretim hızını ifade eden temel bir üretim yönetimi göstergesidir. Başka bir deyişle, üretim süreci müşteri talebine uyumlu olacak şekilde senkronize edilir. Örneğin, bir ürün için müşteri talebinin saatte 60 adet olduğu varsayıldığında, üretim hattının her dakika bir ürün üretecek şekilde planlanması gerekir. Bu hesaplama, üretim kapasitesinin doğrudan müşteri talebiyle ilişkilendirilmesini sağlar.
TAKT Time, üretim yönetimi açısından kritik bir referans noktasıdır. Günlük hat dengeleme, vardiya planlaması, iş gücü yönetimi ve tampon (buffer) süreçlerinde temel alınır. Ayrıca, talep miktarında meydana gelen değişiklikler doğrultusunda TAKT Time yeniden hesaplanarak üretim planı güncellenir.
Özetle, TAKT Time; üretim hızının müşteri talebiyle uyumlu hale getirilmesini sağlayarak, üretim planlama, hat dengeleme ve zaman yönetimi süreçlerini bütünleşik bir yapı içerisinde bir araya getirir.
TAKT Time, üretim hattının hızını müşteri talebiyle ilişkilendirerek, üretimde istikrarlı akışı ve öngörülebilirliği kolaylaştırır. Ortak bir hedef oluşturmak, belirli bir üretim hızında ve önceden belirlenmiş aralıklarla mal üretmek en temel avantajdır. Stratejiden operasyonlara, kaliteden lojistiğe kadar, bu hedef tüm ekipler arasında koordineli ve ortak bir hedef üzerine çalışmayı kolaylaştırır. Bu uygulamada saatlik hedef panoları (takt panoları) gibi araçlar zaman takibi için kullanılır ve tutarsızlıklar anında fark edilir. Böylelikle, müdahalelerin ertelenmesinin önüne geçilmekle beraber vardiya boyunca yapılan küçük geliştirmeler, günün sonunda performansı kurtarmaya, iş sürecini ve üretim hattını optimize etmeye yardımcı olur. TAKT Time kullanımının üretimin farklı aşamalarındaki örnekleri çeşitlendirilebilir.
Üretim planlaması aşamasında takt, kapasite büyüklüğünü müşteri talebine göre gerçekçi bir şekilde düzenler. Hedef parça aralığı, vardiya sayısı, hat besleme sıklığı, ekip büyüklüğü ve esnek havuz planı ile ilgili kararlar takt değerini referans alır. Bu uygulama sonucunda, boşa harcanan alan kullanımı, şişirilmiş ara stoklar ve gereksiz fazla mesailer kayda değer oranda azalır. Seviyelendirme ile plan kuyrukları ve öngörülemeyen yük değişiklikleri dengelenir ve günlük dalgalanmaların operatörlerin görevleri arasında mümkün olduğunca eşit bir şekilde dağıtılması sağlanır. Haftalık veya günlük takt güncellemeleri, dalgalanan talep durumunda ritmi korur bununla birlikte ağırlıklı TAKT veya TAKT pencereleri, model karışımını düzenlemek için tanımlanır.
Kalite değerlendirmesinde takt odaklı görsel yönetim sorunları kritik boyutlara ulaşmadan tespit edilebilir ve kök neden araştırması için veri toplama süreci zamanında başlatılabilir. Yeniden işleme (rework) oranları, ritmi bozan gizli kayıplar olmaktan çıkar ve üretim verimliliği, hızın yanı sıra istikrar ve üretim süresi açısından da değerlendirilir.
Lojistik ve tedarik aşamalarında da takt ile daha senkronize ve koordineli çalışmak mümkündür. Hedef parça aralığı baz alınarak yapılan süreç planlamalarıyla hat besleme, süpermarket/kanban çekişi ve sevkiyat slotları, iyileştirilir. Yapılan iyileştirmeler; malzeme taşıma süreçlerini yalınlaştırır, iç lojistik turları optimize eder ve dış tedarikçilerle üretim planlama iletişimini netleştirir. Üretim optimizasyonu böylece yalnızca hat içinde değil, tedarik–üretim–sevkiyat zincirinde bütünleşik hâle gelir.
Maliyet üzerindeki takt etkisi de oldukça belirgindir. Alan ve stok kullanımındaki artan verimlilik, planlı bakım ve temizlik işlemleri TAKT Time ile maliyetin düşürülebileceği bazı örneklerdir. En önemlisi, yönetim toplantılarında, hattın başında ve tedarikçilerle yapılan görüşmelerde takt, kuruluşun ortak bir değer etrafında hizalanmasını sağlar ve bütçe planlamalarına olumlu bir şekilde etki eder.
Üretimde TAKT Time kullanımı yalnızca bu uygulamalarla sınırlı değildir; sağlık, eğitim, inşaat gibi farklı sektörlerde izdüşümlerini görmek mümkündür. Sürecin istikrarlı ve öngörülebilir hale getirilmesiyle beraber vardiya içindeki düzeltmeleri de mümkün kılar.
TAKT Time formülü basitçe şu şekildedir.
TAKT= Kullanılabilir Üretim SüresiTalep (adet)TAKT= Kullanılabilir Üretim SüresiTalep adet
Formülde kullanılabilir üretim süresi vardiya süresinden mola, bakım, temizlik, toplantı gibi planlı duruşlar çıkarılarak hesaplanır. Formül uygulanırken birimlere dikkat edilmeli, üretim periyodu (gün, vardiya veya saat) dakika veya saniye cinsine çevrilmelidir. Bölme işlemi sonucunda elde edilen değerin birimi sn/ürün veya dk/ürün şeklindedir, bu değer saha içinde uygulanabilir bir tam sayı değerine yuvarlanabilir. Sonrasında sonuç takt panosu tablolarıyla görselleştirilerek vardiya içindeki aksamalar saptanabilir ve gereken aksiyonlar en kısa zamanda uygulanabilir.
Üretim hatlarında karma ürün bulunması durumunda iki pratik yaklaşım uygulanabilir. Bunlardan ilki ağırlıklı TAKT hesaplamasıdır. Bu senaryoda her ürünün hatta kapladığı göreli iş yükü oranı talep oranlarıyla ağırlıklandırılmaktadır. Ağırlıklı TAKT formülü aşağıda gösterildiği gibidir.
Ağırlıklı TAKT=Toplam Kullanılabilir Süre∑i(Talepi ×İş yükü oranıi )Ağırlıklı TAKT=Toplam Kullanılabilir Süre∑i(Talepi ×İş yükü oranıi )
Ağırlıklı TAKT formülünde pay, klasik takt formülüyle aynı olup üretim süresinden planlı duruşlar çıkarılarak hesaplanır. Paydada ise ürünler iş yüküne göre eşdeğer hale getirilir ve farklı süre isteyen ürünler, yüklerine orantılı olarak formüle dahil edilir. İş yükü oranı, her bir ürün için standart iş süresini referans ürünün standart süresine bölerek bulunur. Referans ürün olarak “tipik” veya en çok talep gören ürün seçilmelidir. Bu formül, farklı üretim süreleri gerektiren ürünlerin bulunduğu durumlarda oldukça kullanışlıdır.
İkinci yöntem olan TAKT penceresi yaklaşımında, karma ürün hatlarda talep karışımı zamana bölünür. Sabit uzunlukta zaman dilimleri tanımlanarak her pencere, o periyodun TAKT değerine göre üretilmesi gereken toplam adet ve bu toplamın ürünlere dağılımını tarif eden mini üretim planı içerir. Bu yöntem sayesinde gün, ardışık pencerelerden oluşan bir ritme dönüştürülerek akışta süreklilik ve düzen sağlanır. TAKT pencereleri uygulanırken önce tek bir takt değeri hesaplanır, sonra pencere süresi seçilir ve her pencerenin çıkaracağı toplam parça sayısı penceredeki süre/takt oranından belirlenir.
Bu iki yöntem haricinde eğer sabit hacimli paket hedefi belirlenmek istenirse, parça başı takt değeri, paket boyutuyla çarpılarak bir süre elde edilebilir. Paket yaklaşımı özellikle ambalaj, elektronik montaj ve şişeleme gibi hatlarda kullanılır ve bu sayede taşıma turları standardize edilir, stoklar dengelenir ve parça seviyesindeki aksaklıklara rağmen paket bazında sürdürülebilirlik sağlanır.
TAKT time müşterinin talebini zamanında karşılayabilmek için gereken üretim süresi iken, Cycle time (CT) bir istasyonda tek bir ürünü üretmek ve tamamlamak için harcanan süredir. Diğer bir deyişle operatör parçasını aldığında Cycle time için sayaç başlar, bittiğinde durur. Molalar ve beklemeler bu sürenin içine dahil edilmez. Bunlardan farklı olarak Lead time (LT) ise siparişin sisteme düştüğü andan ürünü müşteriye teslim edene kadar geçen uçtan uca süredir. Bu süre içerisine ham madde tedariki, kalite kontrol, sevkiyat hazırlığı, nakliye aşamalarındaki tüm beklemeler, kuyruklar ve depolamalar dâhildir. Dolayısıyla bu üç kavram bir iş planı içerisinde farklı zamansal ölçeklendirmeleri göstermektedir.
Bu kavramlar zamansal olarak boyutlandırıldıklarında TAKT time çoğu zaman en küçük (hedef), cycle time orta boy (fiilî işlem), lead time ise en büyük (toplam yolculuk) olarak sınıflandırılabilir. Optimal bir üretim hattında istasyonların cycle time’ı TAKT time’a eşit veya çok yakın olmalıdır. Bu sayede her istasyon müşteri talebiyle senkron bir şekilde çalışır ve sonucunda ne fazla talebe karşılık eksik üretim ne de kullanılmayan fazla miktarda üretim söz konusu olur.
Bunların yanı sıra, lead time üretimin daha kapsayıcı bir göstergesidir. TAKT ve cycle time dengede olmasına rağmen depo stokları şişkinse veya tedarik gecikiyorsa lead time yüksek kalır. Verimliliği yükseltmek ve maliyetleri sürdürülebilir kılmak için bu üç kavram dengeli bir şekilde üretim hattına dahil edilmeli ve planlamalar bu doğrultuda yapılmalıdır.
TAKT odaklı yönetim yalnızca üretim bazında değerlendirilmemeli; bakım pencereleri, kalite kapıları, alan kullanımı, maliyet disiplini gibi birçok farklı hattı bünyesinde barındırmaktadır. Tek metrik etrafında hizalanan ekipler ve saatlik takt panoları sayesinde sapmalar vardiya içinde çözülmekle beraber gereksiz mesaiyle maliyetleri sürdürülebilir düzeye indirilir. Taktın yanı sıra uyumlu cycle time belirlenmesi ve bu iki hedefi bütünleyici lead time uygulamasıyla fabrikanın değişken pazar koşullarında esnek kalması sağlanır ve süreç süresi kısaltılır.
Günümüz teknolojisinde, gerçek zamanlı döngü süresi verileri, hat üzerindeki her istasyona yerleştirilen kameralar ve titreşim sensörleri tarafından toplanmaktadır. Yapay zeka destekli anomali tespit algoritmaları, milisaniye hassasiyetinde sapmaları analiz eder ve bunların işlem süresini nasıl etkileyeceğini tahmin eder. Mevcut talebi dakikalar öncesinden tahmini TAKT değerine dönüştürmek için, talep tahmin modelleri (LSTM ve Prophet gibi) e-ticaret sipariş akışlarını, promosyon takvimlerini ve dış değişkenleri eşzamanlı olarak girer. Sonuç olarak, üretim planlama sistemi dengeleme seçimlerini otomatikleştirir ve TAKT'ı eskisinden çok daha sık aralıklarla günceller.
Genel olarak bakıldığında, TAKT yalın üretimin temel unsuru olmaya devam etmekte, ancak artık AI destekli uygulamalar sayesinde kendini sürekli güncellediği görülmektedir. Bu sayede fabrikalar ve işletmeler, bekleme maliyetlerini düşürürken müşteriye hem hız hem de tutarlılık sunabilmekte, statik üretim çizelgelerinden canlı, veriye duyarlı bir ekosisteme geçerek rekabet avantajını kalıcı kılabilmektedir.